Kayıtlar

Resim
Porfiri Cu–Mo yataklarında görülen aktif süperjen (supergene) bakır zenginleşmesi   Porfiri Cu–Mo yatağının oksit–sülfit geçiş bölgesinde gözlenen aktif süperjen mineralleşme Porfiri Cu–Mo yatağının oksit–sülfit geçiş zonunda çatlaklar ve drenaj kanalları boyunca gelişen yoğun mavi renkli ikincil bakır mineralleri, hidratlı Cu-fazaları ve özellikle bakır sülfat mineralleri ile ilişkilidir. Mineralizasyonun son derece yumuşak, gevşek ve suya duyarlı dokusu, bu fazların aktif jeokimyasal koşullar altında çok yakın zamanda çökelmiş olduğunu göstermektedir. Gözlenen süreç, başlıca birincil sülfit minerallerinin (kalkopirit–pirit birlikteliği) oksidasyonu ile başlamaktadır. Oksidasyon sonucunda oluşan Cu²⁺ bakımından zengin asidik çözeltiler, çatlak sistemleri ve geçirgen drenaj yolları boyunca taşınmakta; pH, Eh ve buharlaşma gibi fizikokimyasal koşulların uygun olduğu alanlarda yeniden çökelerek ikincil bakır minerallerini oluşturmaktadır. Bu tür oluşumlar, porfiri sistemlerinde ...
Resim
Crystalline massifs in Türkiye The crystalline massifs (hard masses composed of old metamorphic and magmatic rocks) in Türkiye are located within the Alpine-Himalayan fold belt.  These massifs form the oldest terrestrial cores that shed light on Turkey's geological past. There are a total of 31 large metamorphic massifs in Turkey, showing different characteristics, 13 in the Pontid block and 18 in the Anatolid-Torid block.  In terms of area, Menderes (18,150 km²) and Bitlis (18,110 km²) are the largest, while Sultandağı (310 km²) and Sivrihisar (320 km²) are the smallest metamorphic massifs. In terms of average values, the highest elevation is at Bolkardağ (2595 m) and the lowest at Kapıdağ (167 m). KAYNAK Madencilik Türkiye Dergisi, 1 Haziran 2026, Sayı: 135, Sayfa: 84-101 DERGİYE ULAŞMAK İÇİN https://madencilikturkiye.com/wp-content/uploads/2026/04/135.SAYI-SQ-NV1.pdf
Resim
Enerjinin can damarı petrolün bugünü ve geleceğine yönelik olası senaryoları tartışıyoruz Enerjinin can damarı petrolü artık kimin daha fazla ürettiği değil; o petrolü hangi ülkenin daha hızlı şekilde finansal kaldıraçlara, jeopolitik nüfuza, güvenlik şemsiyesine ve kalıcı stratejik avantaja dönüştürdüğü konusu hayati önem taşımaktadır. 20. yüzyılın petrol savaşları rezerv hakimiyeti için yapılmıştı. 21. yüzyılda ise tüm dünyanın gözünün önünde yaşanan son büyük enerji savaşı, hangi ülkenin elindeki rezervleri en hızlı ve en geniş şekilde son büyük vurgunla yüklü bir nakit hasadına dönüştüreceği bir savaştır. Bugün petrol yalnızca enerji olmayıp; diplomasi, yaptırım, savunma, deniz ticaret yolları, limanlar, sigorta koridorları, varlık fonları, teknoloji yatırımları ve küresel sermaye akışlarının omurgasıdır. Bu nedenle mesele yalnızca kuyudan petrol çıkarmak değil; o petrolü küresel güç mimarisine dönüştürmektir. Son gelişmeler maalesef sadece petrol fiyatlarını değil, 2040’a ka...
Resim
  Kolombiya, Glencore'u Cerrejon kömür madeninin kapatılması konusunda yerel yetkililerle görüşmeye çağırdı Mayıs 2026 Kolombiya hükümeti Cuma günü yaptığı açıklamada, dünyanın en büyük açık ocak kömür madenlerinden biri olan Cerrejon kömür madeninin kapatılması konusunda görüşmek üzere madencilik şirketi Glencore'dan La Guajira eyaletinin kuzeyindeki yetkililer ve yerel halk temsilcileriyle görüşmesini isteyeceğini belirtti. Glencore, Cerrejon madenini imtiyaz sözleşmesiyle işletiyor ve lisansın süresi 2034 yılında dolacak. Cerrejon madencilik operasyonu, Kolombiya'nın Karayip kıyısında büyük bir maden sahası, 150 kilometre uzunluğunda bir demiryolu hattı ve bir limanı içeriyor. Maden ve Enerji Bakanı Edwin Palma, kapatma görüşmeleri çağrısında bulunan açıklamasında, "İmtiyaz sözleşmesinin kalan yıllarının dolmasını beklemek zorunda değiliz" dedi. Glencore ve Cerrejon madeni, yorum taleplerine hemen yanıt vermedi. Geçen yılın Temmuz ayında Kolombiya C...
Resim
  YAPISAL HATLAR İLE CEVHERLEŞME İLİŞKİSİNE BİR BAKIŞ Topoğrafik Analiz ve Cevherleşme Yorumu İleri düzey topoğrafik harita analizleri ile sahadaki relief özellikleri, drenaj ağı gelişimi, doğrultusal morfolojik yapılar, fay/kırık sistemleri ve olası makaslama zonları detaylı şekilde değerlendirilebilmektedir. Özellikle eş yükselti eğrileri, sırt-vadi uzanımları ve ani eğim kırıkları kullanılarak yapısal kontrolün yüzeydeki yansımaları ortaya konulabilmekte; cevherleşme doğrultuları, potansiyel hedef alanlar ve jeolojik süreklilikler daha sağlıklı yorumlanabilmektedir. Sahada elde edilen tüm veri setleri ayrı ayrı incelenerek değerlendirilmiş olup, bu çalışmada ileri düzey topoğrafik harita analizleri kullanılarak cevherleşmeye yönelik en doğru jeolojik yorumların ortaya konulması amaçlanmıştır . KAYNAK https://www.linkedin.com/posts/memduhergin_chromite-topography-share-7461690991884947456-2rRY/?utm_source=share&utm_medium=member_desktop&rcm=ACoAAAN3ABkBQ2I-SBIH7ihP83N8s...
Resim
  TÜRKİYE'NİN ALTIN REZERVLERİ /   Dünya Rezervleri İçindeki Yeri ve Karşılaştırmalı Analiz USGS 2026, NI 43-101 ve UMREK Verilerine Dayalı Değerlendirme Hazırlanma Tarihi: Mayıs 2026 1. Giriş: Neden Bu Çalışma? Türk medyasında ve sektör söyleminde Türkiye'nin altın rezervi konusunda büyük bir kavram karmaşası bulunmaktadır. "6.500 ton potansiyel", "5.000 ton yeraltında bekleyen altın", "300 milyar dolar değerinde rezerv" gibi ifadeler sıklıkla rezerv (reserve) ile eşdeğer kullanılmakta ve kamuoyu yanıltılmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'nin altın varlığını üç farklı güvenilirlik düzeyinde sınıflandırmakta ve uluslararası standartlara (NI 43-101 ve UMREK) göre sondajla doğrulanmış rakamları öne çıkararak, Türkiye'nin küresel altın piyasasındaki gerçek yerini ortaya koymaktadır. 2. Kavramsal Çerçeve: Rezerv vs. Kaynak vs. Potansiyel Madencilik literatüründe rezerv, kaynak ve potansiyel kavramları birbirinin yerine kullanılamaz. Bu üç kategori, ...