Kayıtlar

Resim
 KARBONLU KİL VE KARBONLU KİLLİ ŞEYL Koyu gri ila siyah, ince tabakalı karbonlu kilden karbonlu killi şistlere kadar uzanan bir çekirdek aralığı, organik madde bakımından zengin koyu tabakalar ve daha açık renkli killi bantların ritmik bir şekilde değişimini sergiler. İnce tabakalanmanın, çok ince tane boyutunun ve bol miktarda yayılmış karbonlu maddenin korunması, düşük enerjili, periyodik olarak indirgeyici koşullar altında, sınırlı yeniden işleme ile süspansiyondan çökelmeyi gösterir.  Tabakalanmanın karakteri, suyla doymuş bir kıtasal çökelme sistemi içinde ince klastik malzeme ve organik madde tedarikinde tekrarlanan dalgalanmaları düşündürmektedir. Kömür arama perspektifinden bakıldığında, karbonlu kil sadece karbon bakımından zengin bir kil olmaktan ziyade önemli bir fasiyes unsurudur. Oluşumu, kömür oluşturan sistem içinde organik madde birikimi ve klastik çökelme arasındaki geçişi kaydeder. Bu tür ufuklar, ayrılmalar, tavan veya taban çökelleri veya turba birikimiyl...
Resim
  Kehribar, milyonlarca yıl önce yaşamış ağaçların (genellikle iğne yapraklı çam türlerinin) reçinesinin fosilleşmesiyle oluşur ve s üreç kısaca şöyle işler: ​Salgılanma: Ağaçlar; yaralanma, hastalık veya böcek saldırılarına karşı kendilerini korumak için yapışkan bir reçine salgılar. ​Gömülme: Ağaçtan sızıp toprağa veya su diplerine düşen bu reçine, zamanla tortul ka tmanlarının (çamur, kum) altında kalır ve havayla teması kesilir. ​Sertleşme ve Polimerleşme: Oksijensiz ortamda, yüksek basınç ve sıcaklık altında milyonlarca yıl (genellikle 20 ila 50 milyon yıl) boyunca polimerleşerek kimyasal değişime uğrar ve taşlaşır. ​İçinde bazen döneme ait böcek, yaprak veya hava kabarcığı gibi organik kalıntılar barındıran bu taşlaşmış reçineye kehribar adı verilir. https://www.linkedin.com/posts/haydar-erko%C3%A7-dulkadiro%C4%9Flu-9b022537_kehribar-milyonlarca-y%C4%B1l-%C3%B6nce-ya%C5%9Fam%C4%B1%C5%9F-a%C4%9Fa%C3%A7lar%C4%B1n-ugcPost-7491225831692734465-_dVy/?utm_source=share&utm_me...
Resim
  Bulgaristan'ın Barit Kaynakları Bulgaristan'ın önemli barit oluşumları ve rezervleri bulunmamaktadır, ancak bu hammaddelerin araştırılması ve nihayetinde madenciliği için önemli olabilecek potansiyelin mevcudiyeti yapılan araştırmalarda dile getirilmektedir. Geçmişte faaliyet gösteren ve önemli büyüklükte ve rezervlere sahip üç tanesi de dahil olmak üzere, birkaç tarihi barit yatağı bulunmaktadır. Bunlar; Stara Zagora, Kaşana ve Kremikovtsi sahalarıdır. Bulgaristan topraklarında, araştırılması ve incelenmesi gereken birçok küçük barit yatağı ve oluşumu mevcuttur. Barit Oluşumu ve Jeolojisi Barit yatakları çeşitli jeolojik süreçler ile oluşabilmektedir. Tabakalı bir çökel barit yatağı oluşumunda denizde çökelme ve biyolojik aktivite etkindir. Burada baryum okyanus tabanındaki tabakalı çökellere bağlanır. Zamanla bu tortullar şeyl veya çamurtaşına dönüşür ve barit; nodüler, rozet, tabakalı veya masif formlarda bulunur. Barit ayrıca, yüksek sıcaklıktaki sıvıların geçirge...
Resim
  Türkiye Madenciler Derneği (TMD) katkılarıyla hazırlanan “Hayatımızdaki Maden”de inşaat ve gayrimenkul sektörü mercek altına alındı Naz Özdeğirmenci’nin sunduğu programın konuğu, İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği (İNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Engin Keçeli idi. Madencilik sektörünün inşaat ham maddelerindeki rolünden sürdürülebilir yapı malzemelerine, güvenli konut üretiminden sektörün geleceğine kadar merak edilen tüm detaylar konuşuldu. KAYNAK https://www.youtube.com/watch?v=i1FaEvc1vvg
  Keşiften Kaynak Modeline: Uluslararası Standartlarda Maden Arama ve Kaynak Tahmin Süreci Necati Ömürkan ÇOKKAYNAR Senior Exploration Geologist | M.Sc. Geology | Mineral Exploration & Resource Development | Ore Deposit Specialist August 22, 2026 Keşiften Kaynak Modeline: Uluslararası Standartlarda Maden Arama ve Kaynak Tahmin Süreci Bir maden arama projesinin başarısı, yalnızca yüksek tenörlü numuneler veya dikkat çekici sondaj kesişimleri ile ölçülemez. Gerçek teknik başarı; jeolojik modelin doğruluğu, verinin kalitesi, mineralizasyonun geometrik ve tenör sürekliliğinin ortaya konulması, belirsizliklerin tanımlanması ve tüm sürecin izlenebilir biçimde raporlanabilmesiyle sağlanır. Modern kaynak jeolojisinin temel amacı, mevcut verilerden yalnızca bir tonaj–tenör değeri üretmek değildir. Asıl hedef; cevherleşmenin jeolojik karakterini anlamak, bu karakteri üç boyutlu olarak temsil etmek ve oluşturulan modelin hangi güven düzeyinde kullanılabileceğini teknik olarak ortaya koy...