GNAYS’IN BİZE
ANLATTIKLARI
Sahada,
"sadece bantlı kaya" gibi görünen gnayslar; dokusuna, mineral
bileşimine ve ana kayasına bağlı olarak çok farklı jeolojik hikayeler içermektedir.
Her jeologun
mutlaka tanıması gereken üç yaygın gnays türü vardır.
🔹 Gözlü Gnays (Augen Gnays)
"Augen"
kelimesi Almanca'da "gözler" anlamına gelir ve tam olarak gördüğümüz
şey budur. Yoğun deformasyon nedeniyle büyük, göz şeklinde feldispat
kristalleri, folyasyonlu minerallerle sarılmıştır. Genellikle güçlü metamorfizma
ve kaymaya maruz kalan granitik kayalardan oluşur. Bu gerilmiş feldispat
"gözlerini" gördüğünüzde, tektonik stresin etkisine dair kanıt
görüyorsunuz demektir.
🔹 Mikalı Gnays
Mika
(biyotit veya muskovit) bakımından zengin olan bu tür, bantlar halinde
sıralanmış parlak, pul pul minerallerle güçlü folyasyon gösterir.
Genellikle
yüksek dereceli metamorfizmaya uğramış şeyl gibi tortul ana kayalardan oluşur.
Açık ve koyu bantların dönüşümlü olarak yer alması, yeniden kristalleşme
sırasında mineral ayrışmasını yansıtır.
🔹 Amfibolit Gnays
Amfibol
minerallerinin (özellikle hornblend) baskın olduğu bu çeşit, tipik olarak daha
koyu ve daha yoğundur. Genellikle bazalt veya gabro gibi mafik magmatik
kayalardan kaynaklanır. Bileşimi, metamorfizma onu yeniden şekillendirmeden
önce volkanik veya intrüzif kökenlerle bağlantılı farklı bir geçmişi anlatır.
Gnays türlerini
ayırt etmek ve hikayelerini anlamak, sadece akademik bir konu olmayıp, aynı
zamanda; tektonik ortamların yorumlanması ve metamorfik tarihin yeniden
yapılandırılmasını sağlar. Gnays içerisindeki her bant; mineral dizilimi, doku,
basınç, sıcaklık ve zamanın bir kaydını ifade eder. Jeologlar, kayaçları görmekle
kalmaz, onlarla konuşur ve onların hikayelerini dinler.
Yorumlar
Yorum Gönder