Altın mineralizasyonunda
üç kritik gösterge
1. Güçlü Hidrotermal Değişim
Altın genellikle hidrotermal sistemlerle ilişkilidir, bu
nedenle değişim önemli bir ipucudur.
Silisleşme (sert, kuvars bakımından zengin bölgeler)
Serisitizasyon (ipeksi bir parlaklık veren ince mika
değişimi)
Kloritizasyon veya karbonat değişimi
Bu değişimler, kayaç içindeki sıvı hareketini, yani altını
taşıyan ve biriktiren şeyi gösterir.
2. Sülfür Mineralleşmesi (Özellikle Pirit ve Arsenopirit)
Altın nadiren tek başına bulunur, genellikle sülfürlerle
ilişkilidir. Şunlara dikkat edin:
Pirit (FeS₂) çok yaygın bir gösterge
Arsenopirit (FeAsS) birçok sistemde daha da belirleyici
Yüksek arsenik (As)
Özellikle kırıklar veya damarlar boyunca yüksek sülfür
içeriği, hidrotermal çökelmeyi ve potansiyel olarak altın içeren sıvıları
gösterir.
3. Yapısal Kontroller (Damarlar, Kırıklar, Kayma Bölgeleri)
Altının hareket etmesi için yollara ihtiyacı vardır ve yapılar
bunları sağlar. Başlıca özellikler şunlardır:
* Kuvars damarları ve damarcıkları
* Kayma bölgeleri veya fay düzlemleri
* Mineral dolgulu kırık ağları
Altın mineralleşmesi genellikle yapısal olarak kontrol
edilir, bu nedenle sondajınızdaki herhangi bir mineralleşmiş yapı, öncelikli
bir hedef bölgedir.
Üçü de mevcut olsa bile, altın varlığını garanti etmez; bunu
yalnızca analizler doğrulayabilir. Ancak, “Alterasyon Sülfür Yapıları”
her zaman yüksek öncelikli arama bölgesi olmalıdır.
Yorumlar
Yorum Gönder