Hindistan’ın Çelik Üretiminde Kömüre
Bağımlılığı
Hindistan’ın çelik üretim sistemi, neredeyse tüm üretim rotalarında büyük ölçüde kömüre bağımlı
durumdadır. Yüksek fırın–bazik oksijen fırını (BF-BOF) yöntemi ham çelik
üretiminde önemli bir paya sahipken, kalan üretim indüksiyon fırınları (IF) ve
elektrik ark ocakları (EAF) tarafından gerçekleştirilmektedir. Kritik bir nokta
olarak, Hindistan dünyanın en büyük sünger demir üreticisidir ve 2024 mali
yılında toplam sünger demir üretiminin %81’i kömür bazlı süreçlerden
sağlanmıştır. Hükümetin koklaşabilir kömürü kritik mineral olarak
sınıflandırmasıyla birlikte bu üretimin artması beklenmekte olup, Hindistan’ın
üretim kapasitesinin büyük bir bölümünün kömür bazlı kalmaya devam edeceği
öngörülmektedir.
Hindistan’daki BF-BOF üretim rotasının emisyon yoğunluğu bazı tahminlere göre yaklaşık 3,83
tCO₂/tcs seviyesindedir; bu değer, Çin’deki BF-BOF tesislerinin yaklaşık 1,84
tCO₂/tcs seviyesindeki emisyon yoğunluğunun yaklaşık iki katıdır. Yerli
koklaşabilir kömürdeki yüksek kül oranı (%18–49 aralığında), daha düşük
kaliteli demir cevherinin ilave zenginleştirme gerektirmesi ve elektrik
şebekesinin yüksek emisyon yoğunluğu, bu farkın başlıca nedenleri arasında yer
almaktadır.
Hurda arzındaki kısıtlar da düşük karbonlu üretim seçeneklerini sınırlandırmaktadır. Genç
altyapı ve kişi başına çelik tüketiminin yalnızca 108 kg seviyesinde olması
nedeniyle yurt içi hurda oluşumu düşük kalmaktadır. Bu durum, Hindistan’ın
Kuzey Amerika veya Avrupa’da görülen hurda bazlı (ikincil çelik ağırlıklı)
dönüşümü tekrarlamasını zorlaştırmaktadır. Mevcut EAF kapasitesine rağmen,
Aralık 2025 itibarıyla Hindistan’ın elektrik şebekesi emisyon faktörünün (MWh
başına 0,710 tCO₂) yüksek olması, özel yenilenebilir enerji tedarik anlaşmaları
olmadan şebekeye bağlı EAF tesislerinin yeşil çelik üretmesini mümkün
kılmamaktadır.
Institute for Energy Economics and Financial Analysis (IEEFA) raporundan Ş. Ataman tarafından derlenmiştir.

Yorumlar
Yorum Gönder